40 yıl + bir gün + sonsuzluk

6 subat

Bugün 6 Şubat 2014.  Hicri takvime göre 22 Rebiülahır 1435.  Büyük Saatli Maarif Takvimi’ne göre gün 10 saat 32 dakika, gece 13 saat 28 dakika. Takvimin önerdiği günün yemekleri tavuk, pilav, yeşil salata, kremkaramel. Fırtına varmış ve ağaç dikme zamanı yazıyor takvimde. Atatürk’ün Balıkesir’e gelişinin 91. Yıldönümü.

Takvime göre son derece sıradan bir gün. Benim için de pek özelliği olan bir gün değil. Sadece 40’ıncı yaşımın 16’ıncı günü!

Yani şu anda tarihi sekmiş bir yazıyı okumaktasınız. Doğumgünüm olan 22 Ocak’ta yazıp, 40 yıl hesaplaşmasını bitirmiş olmalıydım ama takvimler ile hiçbir zaman aram iyi olmadı. Bitmeyen bir zamanlama problemim var.

Ya da 40 yaş muhasebesi o kadar kolay değilmiş. 4 onluğa geldikten sonra detaylı yaş hesabı yapmak da biraz garip gözükebilir ama benim de hayatındaki dönüm noktalarını takvimin yuvarlak hatlara sahip olduğu günlerle özdeşleştiren insanlardan pek farkım yok.

Fakat bu 40 yaş, meşhur “İç muhasebe” için garip bir yaş. Bir kere Cahit Sıtkı Tarancı’nın şiir bilmeyenlere bile ezberlettiği “Yaş 35! Yolun yarısı eder” dizesindeki yaştan 5 fazla. Yani yolun yarısını geçmiş oluyorum. Gazetelerde pek sık yer alan “İsviçreli (Bunun yerine istediğiniz ülkeyi koyabilirsiniz) bilim adamlarının yaptığı araştırmaya göre insan ömrü 5 yıl daha uzadı” haberlerine sığınmak ta mümkün ama şiir bilimden kuvvetlidir. Cahit Sıtkı Tarancı öyle dediyse öyledir. Dünyanın tüm bilim adamları gelse çaresi yok, yolun yarısı geçildi demektir.

Emeklilik planları kurulmaya başlanan 50’li yaşlara ise son derece uzak. Hem emekli olacak yaşta mıyım ki daha? Emekli demek yaşlı demek. Gerçi geçtiğimiz günlerde kendimi internette “Emekliliğinize kaç gün kaldığını öğrenin” yazılı linklerin arasında gezinirken buldum. Emeklilik yaşımı öğrendim mi peki? Bu konuyu hiç açmamak daha iyi.

Bu iç muhasebesini nasıl yapacağım şimdi? Hangi yaşı ya da yaşları dayanak noktası alarak kendi kendimle hesaplaşacağım? Bitirdiğim 30’larım desem, o yılları yavaşça yere bırakıp hızla uzaklaşma eğilimindeyim. 20’ler desek, hali hazırdaki hayatımın yarısı eder ama o günler de bana yarım yaşam uzaklığında değil yüzyıl kadar uzak gözüküyor.

10 yıl dönemeçlerine bakıp, “9 yaşımı bitirip 10 yaşıma girerken şöyle şöyle düşünmüştüm. Böyle planlarım vardı, çocukken şuna karar vermiştim” desem, kimse inanmaz çünkü çocukluk zamansız yaşanır. Hiçbir çocuk 9 oldum 10 oldum demez, dese dese “Doğumgünümde acaba annem-babam bana ne alacak?” der.

19’dan 20’ye geçişi düşünsem bu da olmaz çünkü üniversite kantininde ülkeyi kurtarıp, en önemli derdim aşık olmak iken, 19’muşum 20 olmuşum hiç umurumda değildi. Zaten o yıllarda da hep genç kalacağımı düşünürdüm ben de tüm kantindaşlarım gibi.

29’dan 30’a geçerken ise biraz daha yakın ve hatırlıyorum. “Gençlik yıllarım bitti, hiçbir şey yapamadık hayatta” gibi bugün beni bile güldüren bir takım varoluşsal (!) sorgulamalar ile 30’uma girmiştim.

Nasıl bunları yazmışım dediğim 22 Ocak 2004 tarihli notlarda tek dişe dokunur cümle, “Artık 30 yaşındayım, bir bu kadar daha yaşarım ben” Buradan iç muhasebesinin yolu açılır belki. Bir kere bu sözü 40’ımda imkanı yok tekrarlayamam, doğa ile 80’imi görmek gibi büyük bir iddiaya girmem, giremem. O hesaba göre önümde 20 yıl kaldı demektir. Sigarayı bıraksam belki birkaç yıl kazanabilirim ama sigarasız yılların da keyfi olmaz.

Hayatı aritmetiğe döküp, yıllar ve yaşlar üzerinden 4 işlem çalışınca bir sonuç çıkıyor çıkmasına da eldeki rakamların hayatta karşılığı koca bir sıfır. Rakamla da 0, yazı ile de sıfır. Yolun ucunu geçmişten başlatıp yürüdüğümde bu yolun bir yere çıkmayacağı belli oldu.

Geçmiş üzerinden yapılan tüm hesaplar eksi bakiye verdiğine göre muhasebe yarın üzerinden de yapılabilir. Peki yarın ne kadar sürer ki? Onun da cevabını Theodoros Angelopoulos unutulmaz filmi “Eternity And  A Day”de bu diyalogla vermişti.

“ -Yarın ne kadar sürer Alexander?

-Sonsuzluk ve bir gün kadar…”

Yarına doğru yürüdüğümüze göre 40 yaşımdan 16 gün aldım, yarın için kaldı 349 gün. Ama en iyisi artık hesaplamayı boş vermek. Çünkü yarın,  “Sonsuzluk” kadar sürebilir ve matematik dahi sonsuzluğu hesaplayamaz.

Şimdi hesabı kapatma zamanı zira elimde ne olduğu belli.

“40 yıl + bir gün + sonsuzluk”

 

 

Comments

  1. eylempekel says:

    Yirmilerin çılgınlığında nice keyifli zamanlara:)) ellerine sağlık!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: